02 Şubat 2010 Salı

Bu yılda lale festivalini sabırsızlıkla bekliyorum

İstanbulda lale zamanı

Lale zamanı bir başkadır istanbul.her yer lalelerin renkleriyle süslenir adeta.sultanların tacı padişahların kaftanı olur. sarı mor kırmızı rengarenk laleler.bazı zamanlar bir çocuğun çığlığı bazı zamanlar iki sevgilinin gözlerindeki aşk bazı zamanlardada umutsuzluğa umut olur laleler..Bebekte sandal sefası yapan sultanların anadolu hisarında fatihin silueti oluverir laleler.insana bitmek tükenmek bilmeyen yaşama sevinci verir.eğlenceler etkinlikler içinde kendinizi bir masalın içinde buluverirsiniz...

01 Şubat 2010 Pazartesi

Kuzu Göbeği Festivali

2 -4 nisan tarihleri arasında üzümlü kasabasında yapılacak.Festival 2.
kez düzenlenecek. Eğer doğayı seviyorsanız şehir hayatından biraz kaçmak isterseniz mis kokulu çam ağaçlarının arasında dağ sümbüllerinin kokusuylabir maceraya hazırsanız kuzu göbeği festivalini kaçırmayın.daha fazla bilgi içinwww.kuzugobegifest.com/festival-bilgileri/

Cennetin Yansıması



Sonsuzluğa Yakarış



Agenorun Aşkıyla Bir Başkadır Fethiyede Günbatımı


Eşsiz Rüyalar Diyarı Fethiyem

Mevsim kış yağmurlar iyice bastırdı.Şubat ayına kadar nerdeyse bahar havası yaşadık.Kış mevsiminde papatyalar açtı.Mevsimler birbirine karıştı.İnsan hep kış mevsiminde özler baharı yaza saklar bütün umutlarını...Her gelen bahar bir umuttur.Yeni doğan bir çocuğun saflığı gibi tertemiz yeniden doğmuş bir umut.Her yeni gelen baharla yenilenir umutlar..İşte benim Fethiyem güzelliğiyle umut olur tüm insanlara..Yepyeni bir ruh katar onu anlayanlara..Deniziyle martısıyla hırçın dalgalı çalışıyla içinizi ürperten saklı kentiyle doğasıyla insanıyla bir başkadır burda yaşamlar...

06 Aralık 2008 Cumartesi

Kayaköy Fethiye


Geçen ramazan bayramında kuzenimle Kayaköye gittik.Tabiiki daha önceleride birçok kere ziyaret ettik.kayaköyde yamaçlara kurulmuş iki katlı rum evlerini görüyorsunuz.kayaköye ilk gittiğiniz zaman sanki insanda kimsenin yaşamadığı terkedilmiş bir yer havası uyandırıyor..1923 yılında mübadele yapılınca batı trakyadaki türklerle yer değişimi yapılmış.Benim dedem o zamanlarda 10 yaşlarında falanmış.yer değiştiren insanların çok ağlayıp üzüldüklerini hiç gitmek istemediklerini anlatırdı.Hatta daha sonra buraları ziyaret edip toprağı öptüklerini, diktikleri ağaçları sevdiklerini anlatırdı.kayaköydeki kiliseyi gezdik.kilisenin yanısıra çok sayıda şapel var.bir tanede okul var. Köy halkı yamaçlara yerleşmek yerine ovasına ev yapmayı tercih etmiş.kayaköyde sac böreği yapan köylüler var.ayrıca kahvaltı yapabileceğiniz otantik yerler var.ölüdenizede çok yakın...
kiliseden görünüş

Evimde internet olmadığı için aylardan bu yana bloğuma yazılarımı ekleyemedim.inşallah bundan sonra yazılarımı yazar sizlerle paylaşmaya devam ederim.
Ülkemdeki ve tüm dünyadaki müslümanların Kurban Bayramını kutlar herşeyin gönlünüzce olmasını dilerim.İyi bayramlar

25 Ağustos 2008 Pazartesi

fethiye güzel bir gün


aile dostumuz beyaz ve annem iyi arkadaştırlar.tabi çocukları olan bizlerde..her zaman rahatça çat kapı birbirimize gelir gideriz.aslında beyaz ismini ona ben koydum çünkü bembeyaz bir teni masmavi gözleri olan gülmeyi çok seven bir insandır.sımsıcak bir dostlukları vardır.bu zamanlarda böyle dostlar bulmak oldukça zor.hep birlikte denize gitmeye karar verdik.annem beyaz kız kardeşim yeğenlerim yanıklara gittik.yanıklarda beyazın kızı bizim çok sevdiğimiz arkadaşımız eşi ve oğlu bizi karşıladı.çok güzel bir kahvaltı sofrası hazırlamış..o çok marifetli bir bayandır.sadece sofradakiler değil kekler börekler...

tabiki kahvaltı hazırlanırken ben de arkadaşımın evindeki dantel el dokuması örtülerin resmini çektim

tezgahta dokunan sehpa örtüsü

oda takımı

tezgahta dokunmuş el dokuması fiskos

boncukla yapılmış tığ örgüsü televizyon örtüsü

tığ örgüsü tepsi örtüsü


Sonra hep birlikte Karaota gittik. karaotun çevresinde tatil köyü var.doğası hiç bozulmamış upuzun bir plaj...işletme falan yok.Müthis sakin sessiz güzel bir yer .Buraya genelde fethiyenin yerlileri geliyor.Dışardan gelenlerin uğrak yeri değil..güneş kum ve masvavi bir deniz çam ağaçları doğayla başbaşa kalmak isterseniz uğrayabilirsiniz... Akşam hep beraber yemek yedik ve evimize döndük.


bu yazıyı yazalı nerdeyse dört ay oldu ancak şimdi tamamlayabildim.

21 Ağustos 2008 Perşembe

Ölüdeniz


tatlı bir tebessüm

bir yaz rüyası

belcekızın ölümsüz aşkı

Bir peri masalı
ölüdeniz bir rüya bir masal saf temiz bir çocuğun gözlerindeki masum bakış kleopatranın eşsiz güzelliği belcekızın ölümsüz aşkı ölümsüzlük dudaklardan dökülen bir nağme cennetin diğer adı...
ölüdeniz hakkında değişik efsaneler vardır.işte bunlardan bir tanesi.kimilerine göre olay balıkçı baba oğul arasında geçmiştir.içme suyu almak için uğradıkları ölüdenizde oğlu güzeller güzeli belcekıza gönlünü kaptırır.birbirlerine sevdalanırlar.. belcekızla sürekli görüşmeye başlarlar. balıkçı ve oğlu denizde fırtınaya tutulurlar.babasına kayalıkların ardında bir koy olduğunu söyler..baba buna inanmaz aralarında tartışma çıkar.kayalıklara çarpacağını anladığı anda öfkelenip oğlunu denize iter.fakat az ileride bir koy olduğunu görünce öfkenin yerini üzüntü alır.oğlunun acısıyla yıkılır. bunu duyan güzeller güzeli belcekız kendini kayalıklardan aşağıya bırakarak ölür.bundan dolayı oğlanın öldüğü yere ölüdeniz kızın öldüğü yerede belcekız denir. belcekız ve sevdiği insanın aşkıyla dahada büyük bir anlam kazanmıştır ölüdeniz...

18 Ağustos 2008 Pazartesi

çikolata soslu yalancı tavuk göğsü



yalancı tavuk göğsü
malzemeler
7su bardağı süt
1 su bardağı un
1 su bardağı tepeleme şeker
1 paket vanilya
3 yemek kaşığı margarin
1 paket krem şanti
1 paket çikolatalı sos
1 paket kakaolu kek
yapılışı
1 bardak süte 1 paket krem şanti ilave edilir. mikserle karıştırılır. soğuması için buzdolabına konur.

margarin ve un kavrulur.içine 4 su bardağı soğuk süt ve vanilya ilave edilir.iyice mikserle karıştırılır.ocakta muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirilir.
pişen tavuk göğsünün içine krem şanti karıştırılarak iyice mikserle çırpılır. cam kaba kakaolu kek küçük parçalara ayrılarak koyulur.tavuk göğüslü karışım kekin üzerine dökülür.buzdolabında bekletilir.2 su bardağı sütün içine çikolatalı sos katılarak mikserle karıştırılır koyulaşıncaya kadar pişirilir.sos hafif ılındığı zaman tavuk göğsünün üzerine dökülür.isteğe bağlı olarak hindistan cevizi ile süsleyebilirsiniz.soğuduktan sonra meyveli dondurma ile servis yapabilirsiniz..eğer kalabalık değilseniz yarım ölçü kullanarakta yapabilirsiniz.afiyet olsun..

16 Ağustos 2008 Cumartesi

Berat kandili


kandilinizi kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim

11 Ağustos 2008 Pazartesi

mayalı poğaça


1 kilo un
1 paket margarin yada tereyağ(250 gr)
1 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı süt
2 yumurta
1 paket yaş maya
100 gr beyaz peynir
tuz susam yada çörek otu
isterseniz poğaçanızı kıymalı yada patatesli yapabilirsiniz.o sizin tercihiniz.
afiyet şeker olsun

peynirli poğaça


kimi zaman kahvaltı sofralarımızın vazgeçilmezi olan kimi zamanlarda işe yetişmek için telaş içinde koştururken aldığımız yediğimiz poğaçalar hele birde kışsa sıcacık çayın yanında daha bir lezzetli olur tadı..
poğaça
malzemeler
1 su bardağı yoğurt
4/3 su bardağı sıvıyağ
2 yumurta
1 tatlı kaşığı soda
tuz
aldığı kadar un
içi için
peynir ve maydanoz

yapılışı
yoğurt yumurta iyice çırpılır(bir yumurtanın sarısı üzerine sürmek için ayrılır) içine sıvı yağ koyulup karıştırılır.un ve soda eklenir iyice yoğurulur.hamur ele yapışmayacak şekilde (kulak memesi kıvamında )yapılır.içine hazırlanan peynirli maydonozlu karışımdan koyularak iştenen şekil verilir. üzerine yumurta sarısı sürülür.isteğe göre üzerine susam yada çörek otu serpilir.

Tepsi örtüsü


önceleri yani teknoloji çok gelişmeden önce evlenecek kızlar için çeyiz çok önem taşıyormuş.danteller kaneviçeler etaminden işleme örtüler mekik ve boncuk oyalı yemeniler iğne oyaları..el emeği göz nuru işlemeler.artık insanlar iş hayatının yoğunluğundan yaşamın olağan koşuşturmalarından vakit bulurlarsa ya bilgisayar başında ya televizyon karşısında geçiriyorlar zamanlarını..tabiki bu herkes için geçerli değil.bir başkaymış eski zamanlarda lamba ışığında kaneviçe işlemek dantel örmek tüm hayallerini beklentilerini umutlarını yarınlarını bir gül yaprağına sığdırmak öyle diyorlar eskiler..belkide o zamanlarda tadı tuzu varmış sohbetlerin dostlukların arkadaşlıkların..kimbilir kimlerin hayalleri umutları hüzünleri vardır bu motiflerde..belki uzun bir bekleyiş giden sevgilinin ardından belki birkaç damla gözyaşı haykırış olurlar...

tepsi örtüsü örneği

ören köyü fethiye



ister şair olursunuz gönlünüzce ister su sesinin çıkardığı nağmelerle sessizlik ve huzur bulursunuz.

belkide söğüt ağaçları size hiç duymadığınız nağmeleri fısıldar.zarifliği inceliği doğallığı tadına doyulmayan güzellikleri anlatır...çam ağaçlarında sizleri karşılar kuşlar.ve daha nice hayaller..


ören köyünden daha öncede bahsetmiştim.şehrin kalabalığından sıkıldıysanız sessiz ve sakin bir ortama ihtiyacınız varsa mutlaka öreni ziyaret edin.sular şırıl şırıl akarken siz su kenarlarına kurulmuş köşklerde ister bıldırcın eti istersenizde nar ekşili defne kokulu alabalık yiyebilirsiniz.

07 Ağustos 2008 Perşembe

el sanatları

fethiyenin üzümlü kasabasında dastar denilen el dokumalarından bahsetmiştim.ilerleyen zamanlarda farklı örneklemelerle bu dokumalardan bahsetmeye devam edeceğim.üzümlü dokumalarının bir çeşidi olan eriş mendilleri dokumalardan bahsedilirken biraz göz ardı edilmiş.belkide dastar dokumacılığı daha ön planda olduğu için bu böyle.
koyun yünü tengerek denen alette inceltilerek ip haline getirilir.masırlara sarılır.mekiklere geçirilir.tezgaha ipler yerleştirildikten sonra dokunmaya başlanır.
bu dokumalar örtü olarak kullanılır.
resimde eriş mendili üzerine kasnak geçirilerek etamin ipiyle işlenmiş namazlık.



yatak örtüsü

05 Ağustos 2008 Salı

mayalı hamurlar



PİŞİ
Çocukluğumuzda yaşadığımız mahalledeki büyüklerin arkadaş ve dostlukları bir başkaydı. Akşam üzeri çayları sabah kahveleri kurabiyeler pastalar börekler sohbetler herşey bir başka güzeldi.Mualla teyze çocuklar size pişi yaptım diye seslenirdi.Bizde bişey yapmış acaba ne diye merak ederdik.o da süpriz çocuklar derdi.tabiikıi daha sonraları öğrendik artık meraklanmadık.Şimdi eskisi gibi komşuluk ilişkileride kalmadı.yine küçük yerlerde az da olsa komşuluk ilişkileri daha sıkı.büyük şehirlerde aynı apartmanın içinde yaşayan insanlar bile birbirlerini tanımıyorlar.Kimsenin kimseye güveni kalmamış.İnsanların teknoloji ilerledikçe asosyalleşmeye başladığını düşünmüyor değilim.
PİŞİ
1 kg un 1 paket yaş maya 2 su bardağı sıvıyağ
İsterseniz ekmek hamuru alarakta yapabilirsiniz.sade olarak yapmak istemiyorsanız içine maydanoz,peynir koyup poğaça şeklinde yapıp kızartabilirsiniz.veya maydanoz ve peyniri hamura karıştırıp yoğurarak şekil verip kızartabilirsiniz.

04 Ağustos 2008 Pazartesi

ören köyü


yemyeşil ağaçların ardında su sesiyle ağarmış insan yüzlerine benzeyen yüzlerce yıllık taşlar cenneti andıran manzaralar kimlere ilham kaynağı olmuştur kimbilir.insana huzur veren doğası şırıl şırıl akan su seslerine karışan kuş sesleri ve alabalık tesisleri.eşen çayı fethiyenin en büyük akarsularından biridir. eşen çayının kaynağı ören köyündedir.
ören köyü fethiyeye 40 km uzaklıktadır.ören köyüne köy minübüsleriyle veya özel aracınızla gidebilirsiniz.fethiyeye tatile gelirseniz mutlaka ziyaret edin.



02 Ağustos 2008 Cumartesi

zeytinyağlı yaprak sarma


fethiye ve çevresinde düğünlerde yapılan yemeklerden biride zeytinyağlı yaprak sarmadır.ilkbaharda yapraklar toplanır salamura yapılır.kışın kullanmak için..ağustos ayında bile taze yaprak toplayıp yaprak sarma yapabiliyoruz.eğer asma sulanırsa bu aylarda bile taze yaprak oluyor.yaprak sarmasının püf noktası pişmeden önce üzerine salçalı su döküldüğü zaman daha lezzetli ve yumuşak oluyor.

kurabiye eski zaman kurabiyesi



çocukluğumuzda annem bu kurabiyelerden çok yapardı.kurabiyelere gözlük kurbağa örgü vs şekiller verirdi.şimdide ara sıra bu kurabiyelerden yapıyor. yeğenim ve komşumuz beyaz bu kurabiyeleri çok seviyorlar.tabiki mahalledeki çocuklarda seviyor..

malzemeler
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı şeker
1 paket vanilin
2 tatlı kaşığı soda

yapılışı
yoğurt sıvıyağ şeker karıştırılarak iyice çırpılır.karışıma soda vanilya un koyularak yoğurulur.aldığı kadar un koyulur.kulak memesi yumuşaklığında hamur yapılır.200 derece fırında üzeri hafif kızarana kadar pişirilir.afiyet olsun

01 Ağustos 2008 Cuma

İrmik Tatlısı



irmik tatlılarına genelde yumurta konuyor.Tatlılarda yumurtayı pek sevmediğim için yumurtasız olanları tercih etmeye çalışıyorum.
malzemeler
3 su bardağı irmik
1,5 su bardağı yoğurt
1,5 su bardağı şeker
3 yemek kaşığı un
1 tatlı kaşığı soda
şurubu için
5 su bardağı su
4 su bardağı toz şeker
1 yemek kaşığı limon suyu
yapılışı
yoğurt şeker ve un karıştırılır.irmiğin içine karışım ekleyip soda koyulur iyice bütün malzeme karıştırılır..220 derece fırında pişirilir.şurubu için su kaynadıktan sonra şekeri ekleyip kaynatalım.şurup ılıyınca limon suyunu ekleyip üzerine dökelim.isterseniz içine fıstık ekleyebilirsiniz.afiyet olsun..

31 Temmuz 2008 Perşembe

üzümlü dokumaları geleneksel bir örtü dastar

ipler öncelikle masırlara sarılır.mekiğin içine yerleştirilerek dokuma yapmaya hazır hale gelir.

dastar örneği dokuma tezgahında
Yeşil üzümlü kasabamızda atalarımızdan beri süregelen geleneksel el dokumalarının yapıldığından bahsetmiştim.köylü kadınları başlarını dastar adı verilen kendi dokudukları gelenksel örtülerini kullanarak örterler.dastar dokumacılığı yaşlıların evde yetişen kızlarına öğretmesiyle günümüze kadar gelmiştir.daha önceleri hediye etmek yada sadece başörtü olarak kullanılan örtüler üzümlü kalkınma kooperatifinin tanıtımı sayesinde artık perde bluz etek sehpa örtüsü şal vb.istenen şekillerde kullanılır hale geldi.bu eşsiz dokumaları üreten kişiler çoğaldı .yeni motifler ortaya çıktı.resimde dastar tezgahını görüyorsunuz.Pamuklu ipten dokumalar yapılıyor. bildiğim kadarıyla köyde birkaç kişi ipekböceği yetiştiriliciği yapıyordu.ipek dokumalar yapıyorlardı.sanırım ipekböceği yetiştiren o birkaç kişide artık bu işi yapmıyor.eğer ipekböceği yetiştiren olursa sizlere aşama aşama dokuma dönemide dahil hepsini fotoğraflı olarak anlatacağım.

30 Temmuz 2008 Çarşamba

yeşil üzümlü şirin kasabamız

Fotoğrafta görülen evde dededen kalma eski bir köy evi..

Kasabamız yeşillikler içinde insanlarıyla evleriyle doğal şirinmi şirin bir kasabaydı.havası suyu doğası hiç bozulmamış fazla kimsenin keşfetmediği bir kasabaydı.insanların geçim kaynağı beş on yıl öncesine kadar tütüncülük ve tarımdı.Artık tütün işleriyle uğraşan birkaç aile var.Yeni yetişen gençler tatil köylerinde çalışmayı tercih ediyorlar.Önceden yaşlı insanlar bizim köy hiç ilerlemiyor diye konuşurlardı kendi aralarında.şimdi bu yaşlı köy halkına bu değişimden memnunmusunuz diye sormak gerekir.şirin kasabamız taş yığını haline gelmeye başladı.yabancı insanlar kasabamızı keşfetmeye başladığı andan itibaren köy halkı yerlerini satmaya başladı.Açıkçası ben bu değişimden memnun değilim.eski köy evlerinin yerine taş binalar villalar yapılmaya başladı.kendi örf ve adelerimizde yavaş yavaş kaybolacak dye korkmuyor değilim.Şimdiden köyün gençleri yabancılara özenip onlar gibi giyinip onlar gibi yaşamaya başladılar bile. köyün beş on yıl sonrasını bile düşünemiyorum.Köyümüz adını yeşil üzüm bağlarından almıştır.yabancılar özellikle satın almak için köy evlerini tercih ediyorlar.restore edip oturuyorlar.inşallah bu değişim konusundaki olumsuz düşüncemde yanılmış olurum.Bunu zaman gösterecek.eğer buralara yolunuz düşerse üzümlü şarabı üzümlü pekmezi köfteri,cevizli sucuğunu kuru üzümünü tatmadan el dokumalarına bakmadan geçmeyin.
Yeşil üzümlü köyünden kuşbakışı bir görünüş..

el dokuması örtü farklı bir örnekleme

üzümlü dokuması fiskos örtüsü

eşi benzeri olmayan üzümlü dokumaları



Farklı motiflerle işlenmiş üzümlü dokumalarını ister şimentabla ister sehpa örtüsü isterseniz şal olarak kullanabilirsiniz.

29 Temmuz 2008 Salı

tepsi ekmeği


köy ekmeklerini çok seviyorum.bizim buralarda yufka bazlama ve tepsi ekmeği yapılır.eğer fethiyeye yolunuz düşerse mutlaka cuma günü yapılan köy pazarına uğrayın. köylü kadınlar pazarda yufka bazlama tepsi ekmeği sac böreği yapıyorlar.ayrıca pazarda organik ürünler bulabilirsiniz.adaçayı kekik pekmez almadan gitmeyin.ayrıca size tavsiye edeceğim bir şey de pazara gelirseniz mutlaka kar şerbeti içmeden gitmeyin.ben pekmezli olanını seviyorum artık siz hangisini tercih ederseniz.annemde evde köylü unundan tepsi ekmeği yapar.ben annemden ekşi maya ile ekmek yapmasını istiyorum.öncelikle maya yenilenir yani ekşi mayaya biraz un ve su eklenir kabarınca ekmek hamuru yapılır.yoğurulur.hamur çok katı olmamalı.tepsiler yağlanır hamurun kabarması beklenir ve fırında pişirilir.yalnız odun fırınında pişirilirse tadı daha güzel oluyor.

patesli kaşarlı tepsi ekmeği
bazen patatesli kaşarlı tepsi ekmeğide yapıyoruz.öncelikle 2küçük patates 100 gr kaşar peyniri rendelenir tepsiye hamurun yarısı konur içne patatesli kaşarlı harç eklenir isterseniz karabiber kimyon ekleyebilirsiniz.hamurun kalan kısmı konur. hamur kabarmaya bırakılır.pişirilir.
eğer fethiyeye gelirseniz köylerinede uğrayın. sahanda tereyağlı yumurta ve tepsi ekmeği yemenizi tavsiye ederim.

kandiliniz mübarek dualarınız kabul olsun


Bizim buralarda kandil günleri mutlaka hamurlu birşeyler yapılır.Bugün annem yufka ekmeği yaptı sıcak sıcak komşularımıza dağıttı.içine tereyağı birde peynir koydunuzmu tadına doyum olmaz.

28 Temmuz 2008 Pazartesi

Annemin minik organik bahçesi





Annemin her gün gözü gibi baktığı bahçesinde yok yok..yetişen tüm sebzeler organik .sabah olunca taze biber salatalık,maydanoz domatesi taze taze dalından koparıp yemenin zevki bir başka .herşeyden önce onları toplamak yemekten çok mutlu ediyor insanı.tabiiki sebzeleri yetiştirmek çok emek isteyen bir şey. annem sabahları erkenden kalkarak bahçenin yabani otlarını temizler .buraları çok sıcak olduğu için iki üç günde bir sulamak gerekiyor bahçeyi.sebzelerimize hayvan gübresi veriyoruz.biberlerimiz kızarınca salça yapıyoruz.salçayı güneşte bekleterek koyulaşmasını sağlıyoruz.dolmalık biber ve patlıcanları kurutarak kışında organik beslenmeye çalışıyoruz.

eylül ayının sonlarına doğru bahçemizdeki sebzelerimizle turşu tarhana yaparız.sizlere fethiye yöresinin tarhanasının nasıl yapıldığını ileriki günlerde anlatacağım.marul fidelerimizide yakında dikeceğiz.ramazanda tazecik dalından koparılmış marul yapraklarıyla yapılmış salatayla soframızın zenginleşmesini sağlayacağız.hani şöyle nar ekşili kısırda olsa marul yapraklarıyla birlikte hiçte fena olmaz.
yarında bahçemizde kendiliğinden yetişen semiz otlarını toplayacağım.semiz otu ile ilgili tariflerden bahsedeceğim.

27 Temmuz 2008 Pazar

sehpa örtüsü






Bu örtüde üzümlü el dokumalarındandır.küçük kare şeklinde parçalar dokunduktan sonra kenarlarına dantel örülerek birleştirilmiştir

26 Temmuz 2008 Cumartesi

Üzümlü Dokumaları



sehpa örtüsü

Bir başkadır bizim buralarda hüzünler sevinçler ayrılıklar mutluluklar..kadınlarımız elleri nasırlaşmış sırtında çocukları toprağı tırnaklarıyla kazımış elleri öpülesi analar.kimi zaman aşklarını kimi zaman hüzünlerini yakarışlarını işlemişlerdir nakışlara.bıkıp usanmadan çalışarak hayatın tüm yükü üzerinde olsada her doğan güne umutla bakarak hayata tutunmuşlardır. el dokumalarındada bu analarımızın bacılarımızın hayalleri umutları üzüntüleri ilmmek ilmek dokunarak motifler oluşmuştur.

sehpa örtüsü el dokumasıdır.ipek böceğinden oluşan kozalardan ip elde edilir.ipler çözülür tezgahlara geçirilir artık dokumaya hazırdr..ve kimbilir kimlerin evinde hangi hayatları paylaşacaklardır.

20 Temmuz 2008 Pazar

El işleri




Burada sizinle dantel tezgahta dokunan yöresel el dokumalarından yapılan ''yatak örtüsü fiskos masa örtüsü peçete şalvb '' el emeği göz nuru çalışmaları tanıtacağım.artık eskisi gibi dantel işleme vb örtüler kullanılmasada örf ve adetlerimizde çeyiz olarak işlenmeye devam ediyor.fakat el dokumacılığı fethiye ve çevresine ait özel dokumalarıyla tanınıyor.çok eskiden beri dokunan bu dokumaları ister örtü olarak isterseniz bluz etek perde örtü olarak kullanabilirsiniz.burada size bunların farlı örneklerini tanıtacağım.
fiskos örtüsü
60 numara çapa ip
21 numara tığ kullanılarak örüldü. çok güzel bir örnek ütüleyince iğne oyası gibi görünüyor.

Dağ mantarı



Bir çeşit mantar bizim deyimimizle göbek
Başka bir ismi varsada bilmiyorum çocukluğumdan bu yana göbek diye biliyorum.Akdenizin dağlarında ormanda ağaç diplerinde yetişiyor .şubat ve mart aylarında yağmurdan sonra güneşin çıkmasıyla göbekler meydana geliyor.Bazı yılar az,bazı yıllar çok oluyor.doğal bir mantar türü.ilaç yapımındada kullanıldığını biliyorum. Kısacası çok yararlı bir mantar türü.bir okadarda lezzetli.isterseniz temizledikten sonra üzerine çok az tuz atarak mangalda hafifçe pişirip tüketebilirsiniz.mantarlar doğranır. beş altı dakika haşlandıktan sonra süzülür.bir miktar yağ ile soğanlar pembeleşinceye kadar pişirilir üzerine göbekler eklenir.tercihe göre toz kırmızı biber ekleyebilirsiniz.ister sade isterseniz yumurta kırarak yiyebilirsiniz.çok olduğu zaman derin dondurucudada saklanabiliyor.eğer şubat ve mart aylarında yolunuz Fethiye ve civarına düşerse mutlaka tadın kendinizi bu lezzetten mahrum etmeyin.

17 Temmuz 2008 Perşembe

sac böreği




Akdenizin en bilinmiş böreklerinden biriside sac böreğidir.yalnız her gördüğünüz böreğe sac böreği diye aldanmayın. sac böreği deyince ilk olarak aklınıza zeytinyağı,doğal yetişmiş otlar gelmeli.Ayrıca kullanılan unda köy unu olmalı.Ozaman bir başka olur böreğin tadı ..isterseniz köy tereyağı kullanarakta yapabilirsiniz yada yerken böyle bir tercih yapabilirsiniz.tabiiki zeytinyağıda akdenizin kekik defne çam kokulu dağlarında yetişen zeytinlerinden olmalı.sac böreğinin içine konan otlar gelincik,gıyşak,deve tabanı,inek memesi birde keçi peyniri yada köy çökeleği koydunuzmu içine tadı damağınızda kalır.ister mayalı hamurla yaparsınız isterseniz mayasız.

Tatlılar



Sütlaç
1kg süt
yarım su bardağı pirinç
1 litre su
2,5 su bardağı toz şeker
1 paket vanilya
bir miktar tarçın
yapılışı
öncelikle pirinci yıkayalım.suyun içine pirinci katıp iyice pişene kadar kaynatalım.isterseniz pirinci pişirdikten sonra blendırdan geçirebilirsiniz.pirincin içine sütü vanilyayı şekeri ekleyip koyulaşana kadar kaynatalım.isteğe bağlı olarak tarçın yada fındık ile süsleyebilirsiniz.

Günlüğümden Yansımalar Fethiye



Bugün yine hava çok sıcak. böyle zamanlarda insanın canı birşey yapmak is temiyor.denize gitmeye bile üşeniyorum.insanlar dünyanın öbür ucundan buraları görmek için geliyor.havasına doğal güzelliklerine,denizine,tarihi eserlerine kısacası her şeyine hayran kalıyorlar.hatta yerleşip kalıyorlar.yakın zamanlarda yaşadığımız yerde birbirimize yabancılaşmaya başlıyacağız. böyle güzel bir yeri niye beğenmesinlerki.taşı toprağa dikseniz o bile meyve verir.aklınıza gelen her meyveyi sebzeyi burada bulabilirsiniz .pazarda kız kardeşimle alışveriş yaparken pepino gördük.burada yetişiyormuş,uzakdoğu meyvesi olduğu halde.yani sizin anlıyacağınız burasının taşı toprağı altından daha kıymetli.bilmiyorum belkide ben buraları çok sevdiğim için böyle geliyordur bana.sanırım şunuda unutmamak gerekir insanlar görmeye gelip buraya yerleştiklerine göre burası gerçekten yaşamaya değer bir yer diye düşünüyorum.eğer gün doğmadan yürüyüş yapmayı seviyorsanız dupduru denizin maviliğinde yosun kokusu ve martı çığlıklarının birbirine karıştığını duyumsarsınız.etrafta çok az insan olduğu için sanki tüm denizin hakimi siz sanırsınız kendinizi.....

Reçeller




Vişne Reçeli
1 kg vişne
1,5 kg şeker
1 dilim limon
Yapılışı
vişnelerin çekirdekleri ve sapları ayıklanır.vişnenin üzerine şeker dökülür on oniki saat bekletilir.vişne derin bir kapta orta ateşte 20 dk kaynatılır.üzerinden köpüğü alınır.içine limon sıkılır.cam kaba vişne reçelini boşaltıp güneşte koyulaşıncaya kadar birkaç gün bekletiyoruz.eğer güneşte bekletmek istemiyorsanız şurubu koyulaşıncaya kadar kaynatıyoruz.

16 Temmuz 2008 Çarşamba

Kurabiyeler




Bademli Damla Çikolatalı,Üzümlü Kurabiye
Bu kurabiyeyi yapınca aklıma çok sevdiğim bir arkadaşım geliyor.o bu kurabiyemi çok severdi.

malzemeler
1 paket margarin
1 paket vanilin
1 su bardağı pudra şekeri
20 adet badem
2 yemek kaşığı damla çikolata
2yemek kaşığı çekirdekleri ayıklanmış siyah üzüm
tarçın yada kakao
aldığı kadar un
yapılışı
ods sıcaklığındaki margarine vanilya,2yemek kaşığı pudra şekerini karıştıralım.aldığı kadar unuda koyarak kulak memesi kıvamında elimize yapışmayacak şekilde hamuru hazırlayalım.isteğinize göre ister damla çikolata ister badem yada kuru üzüm koyabilirsiniz genelde ben hazırladığım hamuru iki parçaya ayırıyorum.yarısını bademli yarısını üzümlü yapıyorum isterseniz fındıkta kullanabilirsiniz.bademleri ezip tavada kavuruyorum.o zaman daha lezzetli oluyor.bademleri hamura karıştırıyorum küçük parçalar alıp yuvarlıyorum üzerine isterseniz pudra şekeri ve tarçını karıştırıp servis yaparsınız veya kakao ve pudra şekerini karıştırarak servis yaparsınız.