17 Nisan 2013 Çarşamba

KUTLU DOĞUM HAFTASI

Kutlu Doğum Haftası, peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V)'in doğum gününü kutlamak amacıyla her yıl 14-20 Nisan arasında kutlanır.Doğum günün kutlu olsun ya Resulullah.Gül kokulu peygamberim..

9 Nisan 2013 Salı

Bazen hiç bir şey söylememek çok şey söylemektir..

Hoş geldin ey gece..
Ağrıyan yanını bilmeyen çocuk sessizliğime bir bak gelmişken,
Bir dua merhemi sür sızılarıma
Bir şey de
İçerimde sol yanımda bir hüzün var mesela,
İyi gelecek birşeyler söyle..

Sözler Kifayetsiz

  1.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                Bir ilkbahar sabahı hüzünlü bulutlar..Bir ömrün daha sona ermesiYaşanmışlıklar,hatıralar,çocukluğum ,bir tatlı söz,güler yüz, acılar,kalabalıklar içinde yalnızlıklar ,bir çocuğun göz yaşları sevinçler mutluluklar umutsuzluklar kederler çaresizlikler kavuşmalar
    kısaca sözler kifayetsiz...



6 Şubat 2011 Pazar

Deve Güreşi


Develerin bir gelin kız edasıyla süslenmesi takıların takılması çeyizinin üzerine serilmesi bu ana kadar her şey çok güzel.Ya sonrası? Çok eskilerden kalma bir yörük geleneğiymiş deve güreşi.O zamanlar medeniyet çok gelişmediği için belki insanlar böyle bir eğlence amacı güderek bu hayvanları güreştirmişlerdir.Ben bu zamanda hala bu geleneği sürdürmenin gereğini anlayamıyorum.Hayvanları kızdırıp birbirlerine zarar vermelerinin nasıl bir eğlencesi olabilirki...karaçulhadaki deve güreşleri epey kalabalıkmış.develer görevlerini yapmışlar yalnız ya kalabalıktan ya da kendi sucuklarının satılmasına kızmış olacaklarki insanların üzerine yürümüşler.eee onlarında kendilerine göre prensipleri var demekki..

18 Kasım 2010 Perşembe

Kurban Bayramı


Bayramınız mübarek olsun..

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Fethiye Günlüklü Koyu




girişte günlük ağaçları dev görünümleriyle, nezaketle sizleri selamlıyorlar.öyle heybetlilerki güneşe bile meydan okuyorlar.buraların hakimi biziz dercesine..yarı güneş yarı gölgelikli sığla ağaçların tepesinden sincaplar gülümsüyor.günlük ağaçlarının gizeminden kurtulunca karşınızda muhteşem bir tabloyla nazlı nazlı salınan denizi görüyorsunuz.denizin nazı tabiiki günlük ağaçlarına..
.











fazla söze ne hacet cennet köşelerden bir taneside günlük koyu doğa deniz güneş doğal yaşam ördekler civcivler günlük ağaçları daha ne olsun..

Doğal Mucizeler






meyve ve sebzeyi dalından kopararak yemenin zevki başkadır.Pazarda gezerken her şeyin iyisini tazesini bulmaya çalışırız.sabah kahvaltıdan önce bahçeye inip dalından tazecik biber domates vs koparıp yemenin tadına doyum olmaz.birde bahçede kendiliğinden çıkan semiz otu ebegümeci arapsaçı gibi otlar ister börek yapın ister yemeğini yapın tadına doyum olmaz.ağustos ayı gelince yavaş yavaşda olsa sonbaharın esintileri başlar.her mevsimin kendine özgü bir güzelliği var tabiki kış olmadan yazın yağmur olmadan toprağın kıymetimi bilinir.doğayla başbaşa kalmak her derde devadır..

Berat Kandili


Kandiliniz mübarek dualarınız kabul olsun.

22 Temmuz 2010 Perşembe

Sulu Köfte



300 gram yağsız kıyma
1 kahve fincanından az pirinç
köfte baharı
2 orta boy patates
1 yumurta
köfteharcı hazırlanır içine yumurtanın sarısı ve pirinç eklenerek yoğurulur.misket büyüklüğünde köfteler elde edilir.patatesler uzun dilimler şeklinde doğranır.salçalı su ve yağ eklenerek pişirilir.isteyenler köfte harcına kekikte ilave edebilir.afiyetle yenir

irmik helvası




irmik helvası
2 su bardağı iri irmik, 3,5 su bardağı süt, ,2 su bardağı toz şeker,80 gram tereyağı
tereyağı ile irmiği pembeleşene kadar kavurun.sütü kaynatın kavrulan irmiğin içine ilave edin iyice suyu çekene kadar karıştırın.suyunu çekince ocaktan alıp şekeri ilave ederek karıştırın..üzerine ister badem ister çam fıstığı kavurarak ekleyin.dondurma ilede servis yapabilirsiniz.arzunuza göre tarçında ekleyebilirsiniz.afiyet olsun

19 Temmuz 2010 Pazartesi

Rüyalar Şehri İzmir



Sabahın erken saatleri konaktayız.saat 6.30 gibi…insanlar yavaş yavaş işyerlerine gelmeye başlıyor.sabahın dinginliği tüm şehri sarıvermiş.o güzel anı içimize çekiveriyoruz .güvercinlerin raks ederken çıkardıkları sesler ile martıların çığlıkları havada karşılaşıyor en büyük gösterilerini burada yapıyorlar,deniz yavaş yavaş uyanıyor martıların ve güvercinlerin raksını kıskanıyor,oda kendi ritmini katıyor çığlık çığlığa..aradan biraz zaman geçince güneş bütün ihtişamıyla son damgasını vuruyor dansa onunla birlikte tüm günün dansı başlıyor..hemen bu masalın içinden çıkıp kendi dünyamıza dönüyoruz.kahvaltı yapacak biryerler aramaya başlıyoruz konakın hemen girişinde ki simit kafeyi keşfetmek ve karnımızı doyurmak için içeriye dalıyoruz..bayoz İzmir tulumu izmirin enlerinden tabiki birde simidi..yanında birde tavşan kanı demlenmiş çay alıyoruz .üst kata çıkıyoruz.tahta masalarıyla tablolarıyla otantik bir ortamla karşılaşıyoruz.salona ilk giren biz oluyoruz.aradan zaman geçmeden insanlar yüzlerinde yarı uykulu bir halde salonu doldurmaya başlıyor.salonda eski bir müzik kutusu var. müzik kutusu 25 kuruşla çalışıyor.fakat müzik kutusunun üstünde bozuktur şu an için çalışmıyor yazısı ile karşılaşıyoruz.bir an için dalıyorum.müzik kutusu çalışmış olsaydı acaba hangi şarkı çalardı diye düşünüyorum.çalan şarkı orada oturan insanlara sokakta yürüyen kişilere neler hissettirirdi düşüncesinden sıyrılmaya çalışıyorum.
Çayımızı yudumluyoruz..ve şehrin seromonisine bırakıyoruz kendimizi.siyah bir kedi görüyoruz miyavlıyor miyavlıyor .sanki martıların danslarına eşlik edercesine değiştiriyor sesini o da bu şehrin büyüsüne kaptırıvermiş kendini diye gülümsüyoruz.

İzmir sınırları içine girince büyülü bir havaya bürünürsünüz.karşıyakada bir beyaz martı kemeraltında bir mucit efes harabelerinde bir tanrıça oluverirsiniz adeta.az gidip uz gidip.kafdağının ardındaki gizli hazinelere ulaşmış gibi hissedersiniz kendinizi.bir bakmışsınız sizide o büyüsü içine alıvermiş bu şehir.seçim sizin hangi masal kahramanı olmak isterseniz …ben zümrüdü anka kuşu olmak isterdim yanıp yanıp küllerinden yeniden doğan ve her doğuşunda bu şehri yeniden keşveden.

2 Şubat 2010 Salı

Bu yılda lale festivalini sabırsızlıkla bekliyorum

İstanbulda lale zamanı

Lale zamanı bir başkadır istanbul.her yer lalelerin renkleriyle süslenir adeta.sultanların tacı padişahların kaftanı olur. sarı mor kırmızı rengarenk laleler.bazı zamanlar bir çocuğun çığlığı bazı zamanlar iki sevgilinin gözlerindeki aşk bazı zamanlardada umutsuzluğa umut olur laleler..Bebekte sandal sefası yapan sultanların anadolu hisarında fatihin silueti oluverir laleler.insana bitmek tükenmek bilmeyen yaşama sevinci verir.eğlenceler etkinlikler içinde kendinizi bir masalın içinde buluverirsiniz...

1 Şubat 2010 Pazartesi

Kuzu Göbeği Festivali

2 -4 nisan tarihleri arasında üzümlü kasabasında yapılacak.Festival 2.
kez düzenlenecek. Eğer doğayı seviyorsanız şehir hayatından biraz kaçmak isterseniz mis kokulu çam ağaçlarının arasında dağ sümbüllerinin kokusuylabir maceraya hazırsanız kuzu göbeği festivalini kaçırmayın.daha fazla bilgi içinwww.kuzugobegifest.com/festival-bilgileri/

Cennetin Yansıması



Sonsuzluğa Yakarış



Agenorun Aşkıyla Bir Başkadır Fethiyede Günbatımı


Eşsiz Rüyalar Diyarı Fethiyem

Mevsim kış yağmurlar iyice bastırdı.Şubat ayına kadar nerdeyse bahar havası yaşadık.Kış mevsiminde papatyalar açtı.Mevsimler birbirine karıştı.İnsan hep kış mevsiminde özler baharı yaza saklar bütün umutlarını...Her gelen bahar bir umuttur.Yeni doğan bir çocuğun saflığı gibi tertemiz yeniden doğmuş bir umut.Her yeni gelen baharla yenilenir umutlar..İşte benim Fethiyem güzelliğiyle umut olur tüm insanlara..Yepyeni bir ruh katar onu anlayanlara..Deniziyle martısıyla hırçın dalgalı çalışıyla içinizi ürperten saklı kentiyle doğasıyla insanıyla bir başkadır burda yaşamlar...

6 Aralık 2008 Cumartesi

Kayaköy Fethiye


Geçen ramazan bayramında kuzenimle Kayaköye gittik.Tabiiki daha önceleride birçok kere ziyaret ettik.kayaköyde yamaçlara kurulmuş iki katlı rum evlerini görüyorsunuz.kayaköye ilk gittiğiniz zaman sanki insanda kimsenin yaşamadığı terkedilmiş bir yer havası uyandırıyor..1923 yılında mübadele yapılınca batı trakyadaki türklerle yer değişimi yapılmış.Benim dedem o zamanlarda 10 yaşlarında falanmış.yer değiştiren insanların çok ağlayıp üzüldüklerini hiç gitmek istemediklerini anlatırdı.Hatta daha sonra buraları ziyaret edip toprağı öptüklerini, diktikleri ağaçları sevdiklerini anlatırdı.kayaköydeki kiliseyi gezdik.kilisenin yanısıra çok sayıda şapel var.bir tanede okul var. Köy halkı yamaçlara yerleşmek yerine ovasına ev yapmayı tercih etmiş.kayaköyde sac böreği yapan köylüler var.ayrıca kahvaltı yapabileceğiniz otantik yerler var.ölüdenizede çok yakın...
kiliseden görünüş

Evimde internet olmadığı için aylardan bu yana bloğuma yazılarımı ekleyemedim.inşallah bundan sonra yazılarımı yazar sizlerle paylaşmaya devam ederim.
Ülkemdeki ve tüm dünyadaki müslümanların Kurban Bayramını kutlar herşeyin gönlünüzce olmasını dilerim.İyi bayramlar

25 Ağustos 2008 Pazartesi

fethiye güzel bir gün


aile dostumuz beyaz ve annem iyi arkadaştırlar.tabi çocukları olan bizlerde..her zaman rahatça çat kapı birbirimize gelir gideriz.aslında beyaz ismini ona ben koydum çünkü bembeyaz bir teni masmavi gözleri olan gülmeyi çok seven bir insandır.sımsıcak bir dostlukları vardır.bu zamanlarda böyle dostlar bulmak oldukça zor.hep birlikte denize gitmeye karar verdik.annem beyaz kız kardeşim yeğenlerim yanıklara gittik.yanıklarda beyazın kızı bizim çok sevdiğimiz arkadaşımız eşi ve oğlu bizi karşıladı.çok güzel bir kahvaltı sofrası hazırlamış..o çok marifetli bir bayandır.sadece sofradakiler değil kekler börekler...

tabiki kahvaltı hazırlanırken ben de arkadaşımın evindeki dantel el dokuması örtülerin resmini çektim

tezgahta dokunan sehpa örtüsü

oda takımı

tezgahta dokunmuş el dokuması fiskos

boncukla yapılmış tığ örgüsü televizyon örtüsü

tığ örgüsü tepsi örtüsü


Sonra hep birlikte Karaota gittik. karaotun çevresinde tatil köyü var.doğası hiç bozulmamış upuzun bir plaj...işletme falan yok.Müthis sakin sessiz güzel bir yer .Buraya genelde fethiyenin yerlileri geliyor.Dışardan gelenlerin uğrak yeri değil..güneş kum ve masvavi bir deniz çam ağaçları doğayla başbaşa kalmak isterseniz uğrayabilirsiniz... Akşam hep beraber yemek yedik ve evimize döndük.


bu yazıyı yazalı nerdeyse dört ay oldu ancak şimdi tamamlayabildim.

21 Ağustos 2008 Perşembe

Ölüdeniz


tatlı bir tebessüm

bir yaz rüyası

belcekızın ölümsüz aşkı

Bir peri masalı
ölüdeniz bir rüya bir masal saf temiz bir çocuğun gözlerindeki masum bakış kleopatranın eşsiz güzelliği belcekızın ölümsüz aşkı ölümsüzlük dudaklardan dökülen bir nağme cennetin diğer adı...
ölüdeniz hakkında değişik efsaneler vardır.işte bunlardan bir tanesi.kimilerine göre olay balıkçı baba oğul arasında geçmiştir.içme suyu almak için uğradıkları ölüdenizde oğlu güzeller güzeli belcekıza gönlünü kaptırır.birbirlerine sevdalanırlar.. belcekızla sürekli görüşmeye başlarlar. balıkçı ve oğlu denizde fırtınaya tutulurlar.babasına kayalıkların ardında bir koy olduğunu söyler..baba buna inanmaz aralarında tartışma çıkar.kayalıklara çarpacağını anladığı anda öfkelenip oğlunu denize iter.fakat az ileride bir koy olduğunu görünce öfkenin yerini üzüntü alır.oğlunun acısıyla yıkılır. bunu duyan güzeller güzeli belcekız kendini kayalıklardan aşağıya bırakarak ölür.bundan dolayı oğlanın öldüğü yere ölüdeniz kızın öldüğü yerede belcekız denir. belcekız ve sevdiği insanın aşkıyla dahada büyük bir anlam kazanmıştır ölüdeniz...

18 Ağustos 2008 Pazartesi

çikolata soslu yalancı tavuk göğsü



yalancı tavuk göğsü
malzemeler
7su bardağı süt
1 su bardağı un
1 su bardağı tepeleme şeker
1 paket vanilya
3 yemek kaşığı margarin
1 paket krem şanti
1 paket çikolatalı sos
1 paket kakaolu kek
yapılışı
1 bardak süte 1 paket krem şanti ilave edilir. mikserle karıştırılır. soğuması için buzdolabına konur.

margarin ve un kavrulur.içine 4 su bardağı soğuk süt ve vanilya ilave edilir.iyice mikserle karıştırılır.ocakta muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirilir.
pişen tavuk göğsünün içine krem şanti karıştırılarak iyice mikserle çırpılır. cam kaba kakaolu kek küçük parçalara ayrılarak koyulur.tavuk göğüslü karışım kekin üzerine dökülür.buzdolabında bekletilir.2 su bardağı sütün içine çikolatalı sos katılarak mikserle karıştırılır koyulaşıncaya kadar pişirilir.sos hafif ılındığı zaman tavuk göğsünün üzerine dökülür.isteğe bağlı olarak hindistan cevizi ile süsleyebilirsiniz.soğuduktan sonra meyveli dondurma ile servis yapabilirsiniz..eğer kalabalık değilseniz yarım ölçü kullanarakta yapabilirsiniz.afiyet olsun..

16 Ağustos 2008 Cumartesi

Berat kandili


kandilinizi kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim

11 Ağustos 2008 Pazartesi

mayalı poğaça


1 kilo un
1 paket margarin yada tereyağ(250 gr)
1 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı süt
2 yumurta
1 paket yaş maya
100 gr beyaz peynir
tuz susam yada çörek otu
isterseniz poğaçanızı kıymalı yada patatesli yapabilirsiniz.o sizin tercihiniz.
afiyet şeker olsun